KVKK ve Rekabet Davalarında İhtisas Mahkemeleri Dönemi Başlıyor

KVKK ve Rekabet Davalarında İhtisas Mahkemeleri Dönemi Başlıyor

KVKK ve Rekabet Davalarında İhtisas Mahkemeleri Dönemi Başlıyor

22 Nisan 2026 tarihli ve 33232 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi’nin 20.04.2026 tarihli ve 888, 889, 890 sayılı kararları ile Türk idari yargı sisteminde önemli bir yapısal dönüşüm hayata geçirildi. Bu kararlarla; imar hukukundan düzenleyici kurum uyuşmazlıklarına, askeri hizmetten doğan idari davalara kadar geniş bir yelpazede ihtisas mahkemeleri belirlendi.

Kararın Hukuki Dayanağı ve Amacı

Kararın hukuki temeli, 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun’un 2. maddesinin dördüncü fıkrasına dayanmaktadır. Bu düzenleme uyarınca, özel kanunlarda aksine hüküm bulunmadıkça, ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak mahkemeler arasındaki iş bölümünün Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebileceği hüküm altına alınmıştır.

HSK Birinci Dairesi, bu yetkisini kullanarak düzenleyici ve denetleyici kurumların regülasyon ve denetim yetkilerinden kaynaklanan kurul kararı şeklindeki iş ve işlemlerden doğan davaların belirli mahkemelerde toplanmasına karar vermiştir. Kararın gerekçesinde, bu tür uyuşmazlıkların özellikle bankacılık, finans, rekabet, enerji ve veri koruma gibi alanlarda teknik bilgi ve ileri düzey uzmanlık gerektiren, çok boyutlu hukuki değerlendirmeler içerdiği vurgulanmıştır.

İhtisaslaşma, yalnızca teknik bilginin derinleşmesini değil; aynı zamanda yargısal süreçlerin standartlaşmasını, kararların öngörülebilirliğinin artmasını ve içtihat birliğinin güçlenmesini de beraberinde getirecektir.

Hangi Kurumlar ve Hangi Mahkemeler?

Karar ile Ankara’daki idare mahkemeleri arasında iki ayrı ihtisas grubu oluşturulmuştur:

Grup 1: Ankara 10, 13 ve 25. İdare Mahkemeleri

Aşağıdaki kurumların kurul kararlarından doğan davalar bu mahkemelerde görülecektir:

  • Sermaye Piyasası Kurulu (SPK)
  • Rekabet Kurumu
  • Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK)

Ayrıca Kamu İhale Kurulu’nun 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’ndan kaynaklanan kurul kararı şeklindeki iş ve işlemlerinden doğan davalar da — ihaleden yasaklama kararları hariç, ihale iş ve işlemleri hariç — bu mahkemelere tevzi edilecektir.

Grup 2: Ankara 12, 14 ve 15. İdare Mahkemeleri

Aşağıdaki kurumların regülasyon ve denetim yetkilerinden kaynaklanan kurul kararlarından doğan davalar bu mahkemelerde görülecektir:

  • Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK)
  • Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK)
  • Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK)
  • Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK)
  • Nükleer Düzenleme Kurumu (NDK)

Yürürlük Tarihi ve Geçiş Süreci

Yeni ihtisas yapılanması 1 Haziran 2026 tarihinden itibaren uygulamaya geçecektir. Geçiş sürecine ilişkin karar şu esasları belirlemektedir:

  • Halihazırda görülmekte olan dava ve işler, iş bölümüne dayanılarak mezkûr mahkemelere gönderilmeyecektir.
  • Kararın yürürlüğe girmesinden önceki esaslara göre tevzi edilmiş dosyalar, mevcut idare mahkemelerince görülüp sonuçlandırılacaktır.
  • 1 Haziran 2026 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işler ise anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilecek; genel tevziden iş verilmeyecektir.

KVKK Davaları Açısından Ne Anlama Geliyor?

Bu karar, Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından verilen idari para cezalarına ve diğer kurul kararlarına karşı açılan iptal davalarının artık belirli ve uzmanlaşmış mahkemelerde görüleceği anlamına gelmektedir. Hatırlanacağı üzere, 7499 sayılı Kanun ile 1 Haziran 2024 tarihinden itibaren KVKK’nın idari para cezalarına karşı itiraz yolu sulh ceza hakimliklerinden idare mahkemelerine kaydırılmıştı. Şimdi ise bu idare mahkemeleri arasında da ihtisaslaşma sağlanmış olmaktadır.

Bu gelişmenin şirketler ve veri sorumluları açısından doğuracağı pratik sonuçlar şöyle özetlenebilir:

  • Teknik derinlik artacak: Veri işleme süreçleri, algoritmik karar mekanizmaları ve teknik güvenlik tedbirleri gibi konularda mahkemelerin uzmanlık düzeyi yükseldikçe, savunmaların da daha teknik ve somut verilere dayalı olarak hazırlanması gerekecektir. Genel çerçeve argümanlar yerini sektörel ve veri odaklı savunmalara bırakacaktır.
  • İçtihat birliği güçlenecek: Belirli mahkemelerde yoğunlaşma, kısa sürede belirli karar eğilimlerinin oluşmasına zemin hazırlayacaktır. Bu da şirketlerin düzenli içtihat takibi yapmasını ve buna göre pozisyon almasını zorunlu kılacaktır.
  • Uyum kritik hale gelecek: İdari para cezası veya yaptırım kararı geldikten sonra değil, çok daha öncesinde uyum süreçlerinin ve iç dokümantasyonun olası bir dava ihtimali gözetilerek oluşturulması artık stratejik bir zorunluluk haline gelmektedir.
  • Hukuki öngörülebilirlik artacak: Aynı konudaki davaların farklı mahkemelerde farklı sonuçlanması riski azalacak; hem idare hem de şirketler açısından kararların tutarlılığı ve öngörülebilirliği güçlenecektir.

Rekabet Hukuku Davaları Açısından Değerlendirme

Rekabet Kurumu kararlarından doğan davaların Ankara 10, 13 ve 25 numaralı idare mahkemelerinde toplanması, rekabet hukuku uygulaması açısından da önemli bir adımdır. Rekabet ihlali soruşturmaları, birleşme ve devralma kararları ile idari para cezalarına ilişkin uyuşmazlıklar; piyasa analizi, ekonomik değerlendirme ve sektörel dinamiklere ilişkin derin bir uzmanlık gerektirmektedir.

Bu tür davaların genel mahkemelerde görülmesinin yarattığı en büyük sorunlardan biri, aynı konuda farklı mahkemelerin farklı hukuki değerlendirmelere ulaşması ve uygulama birliğinin zayıflamasıydı. İhtisas yapılanması ile birlikte rekabet hukuku alanında da karar tutarlılığının artması ve yargılama sürelerinin kısalması beklenmektedir.

İmar Hukuku ve Askeri Hizmet Uyuşmazlıkları İçin de İhtisas Belirlendi

Aynı tarihte yayımlanan 888 sayılı karar ile 3194 sayılı İmar Kanunu’ndan kaynaklanan uyuşmazlıklar için de Ankara’da ihtisas idare mahkemeleri belirlenmiştir. İmar planları, parselasyon işlemleri, yapı ruhsatı, iskân izni, yıkım ve mühürleme işlemleri, yapı kayıt belgeleri ile 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’dan kaynaklanan kentsel dönüşüm uygulamalarına ilişkin davalar bu kapsama girmektedir. Ayrıca kıyı mevzuatı ile kültür ve tabiat varlıklarının korunmasına ilişkin uyuşmazlıklar da ihtisas mahkemelerinin görev alanına dahil edilmiştir.

889 sayılı karar ise 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun askeri hizmete ilişkin hükümler içeren 20/C maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklarda ihtisas mahkemelerini belirlemiştir.

Uyum ve Savunma Artık Birlikte Düşünülmeli

HSK’nın bu kararı, Türk idari yargı sisteminde uzun süredir beklenen ihtisaslaşma adımlarından birini somut olarak hayata geçirmektedir. Özellikle düzenleyici kurum kararlarına karşı açılan davalarda yaşanan yargılama sürecinin uzunluğu, farklı mahkemelerin aynı konuda birbirinden ayrışan kararlar vermesi ve teknik konularda yeterli inceleme yapılamaması gibi sorunlar, bu yapısal değişikliğin temel gerekçeleri arasında yer almaktadır.

Kararın gerekçesinde de vurgulandığı üzere, ihtisaslaşma yoluyla benzer nitelikteki uyuşmazlıkların aynı mahkemelerde görülmesi; uygulama birliğinin sağlanmasına, içtihat farklılıklarının azaltılmasına ve hukuki öngörülebilirliğin artırılmasına katkı sunacaktır. Bu durum, yalnızca yargı teşkilatı bakımından değil; idare ve bireyler açısından da hukuki güvenliğin güçlendirilmesi anlamına gelmektedir. Şirketler açısından çıkarılması gereken en önemli sonuç şudur: KVKK, rekabet ve diğer düzenleyici kurum uyuşmazlıklarında artık uyum süreçleri ile dava savunması birlikte ve bütünleşik bir strateji olarak planlanmalıdır. İhtisas mahkemelerinin teknik derinliği arttıkça, şirketlerin iç uyum dokümantasyonu ve süreç yönetimi de bu standarda uygun hale getirilmelidir.

 

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!