Araç Değer Kaybı Nedir? Kimler Talep Edebilir?

Araç Değer Kaybı Nedir? Kimler Talep Edebilir?

Araç Değer Kaybı Nedir? Kimler Talep Edebilir?

Trafik kazaları yalnızca araçta meydana gelen fiziksel hasarla sınırlı bir zarar doğurmaz. Bir araç ne kadar iyi onarılmış olursa olsun, kazaya karışmış olması ikinci el piyasasında değerinin düşmesine neden olur. İşte bu değer düşüşü hukukta araç değer kaybı olarak adlandırılır.

Araç değer kaybı, trafik kazası sonucunda hasar gören bir aracın tamir edilmesinden sonra piyasa değerinde meydana gelen azalma anlamına gelir. Başka bir ifadeyle, aracın kazadan önceki piyasa değeri ile onarım sonrasındaki piyasa değeri arasındaki fark araç değer kaybını oluşturur.

Türk hukukunda trafik kazası nedeniyle meydana gelen bu zararların giderilmesi mümkündür. Kazada kusurlu olan sürücü veya onun sigorta şirketi, zarar gören aracın değer kaybını tazmin etmekle yükümlüdür. Bu nedenle trafik kazası sonucunda aracı hasar gören kişiler, belirli şartların varlığı halinde araç değer kaybı tazminatı talep edebilirler.

Bu makalemizde araç değer kaybının ne olduğu, hangi durumlarda talep edilebileceği, kimlerin bu hakkı kullanabileceği ve uygulamada en sık karşılaşılan uyuşmazlıklar ele alınacaktır.

1) Araç Değer Kaybının Hukuki Dayanağı

Araç değer kaybı tazminatı, trafik kazası sonucunda araç sahibinin malvarlığında meydana gelen gerçek zararın giderilmesine yönelik bir tazminat türüdür. Bu nedenle araç değer kaybı taleplerinin hukuki temeli, Türk hukukunda haksız fiil sorumluluğu ve trafik hukuku hükümlerine dayanmaktadır.

Türk Borçlar Kanunu

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’na göre, bir kişinin hukuka aykırı bir fiili sonucunda başka bir kişinin malvarlığında zarar meydana gelirse, zarara sebep olan kişi bu zararı gidermekle yükümlüdür. Trafik kazaları da hukuki niteliği itibarıyla çoğu zaman haksız fiil olarak değerlendirilir.

Bu nedenle araç değer kaybı, kazaya sebep olan kişinin kusurlu davranışı sonucu ortaya çıkan bir maddi zarar kalemi olarak kabul edilir ve zarara sebep olan kişi tarafından tazmin edilmesi gerekir.

Türk Borçlar Kanunu’nda benimsenen temel ilke, zarar gören kişinin malvarlığının kazadan önceki duruma mümkün olduğunca getirilmesidir.

Karayolları Trafik Kanunu

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu da trafik kazalarından doğan zararların tazmini bakımından önemli hükümler içermektedir. Bu kanuna göre araç işleteni ve sürücüsü, araç kullanımı sırasında üçüncü kişilere verilen zararlardan sorumlu tutulmaktadır.

Bu düzenleme kapsamında trafik kazası sonucunda meydana gelen araç değer kaybı da tazmin edilmesi gereken maddi zararlar arasında kabul edilmektedir. 

Ayrıca Karayolları Trafik Kanunu gereği, trafik kazalarından doğan zararlar için dava açılmadan önce kusurlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasını düzenleyen sigorta şirketine başvurulması gerekmektedir.

Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMMS)

Trafik kazalarında zarar gören kişilerin zararlarının karşılanabilmesi amacıyla araç sahipleri için zorunlu trafik sigortası yaptırma yükümlülüğü bulunmaktadır.

Yargıtay uygulamasına göre araç değer kaybı da bu sigorta kapsamında karşılanabilen zararlar arasında yer almaktadır. Bu nedenle kazada kusurlu olan aracın sigorta şirketi, poliçe limitleri dahilinde araç değer kaybını ödemekle yükümlüdür. 

Sonuç olarak araç değer kaybı talepleri;

  • Türk Borçlar Kanunu’ndaki haksız fiil hükümleri,
  • Karayolları Trafik Kanunu’ndaki sorumluluk düzenlemeleri,
  • Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası hükümleri çerçevesinde hukuki koruma altına alınmıştır.

2) Hangi Durumlarda Araç Değer Kaybı Talep Edilebilir?

Araç değer kaybı talep edilebilmesi için yalnızca bir trafik kazasının meydana gelmiş olması yeterli değildir. Uygulamada değer kaybı talebinin kabul edilebilmesi için bazı temel şartların bulunması gerekir. Bu şartlar, kazanın niteliği, aracın gördüğü hasar ve tarafların kusur durumuna göre değerlendirilmektedir.

2.1. Trafik Kazası Sonucu Hasar Oluşması

Araç değer kaybı talep edilebilmesi için aracın trafik kazası sonucunda maddi hasara uğramış olması ve kazada zarar gören parçaların daha önce herhangi bir hasara konu olmamış olması gerekir. Aracın kaporta, şasi, mekanik aksam veya diğer önemli parçalarında meydana gelen hasarlar, aracın ikinci el piyasasındaki değerini düşürebilir.

Ancak araçta herhangi bir hasar oluşmayan veya yalnızca çok küçük yüzeysel zararların meydana geldiği durumlarda değer kaybından söz edilmesi çoğu zaman mümkün değildir. Bu nedenle değer kaybı talebi bakımından kazanın araç üzerinde somut bir hasar yaratmış olması önem taşır.

2.2. Aracın Onarılmış Olması

Uygulamada araç değer kaybı hesaplaması yapılırken genellikle aracın kaza tarihindeki hasarsız piyasa değeri ile onarım sonrasındaki ikinci el piyasa değeri arasındaki fark esas alınmaktadır. Bu nedenle aracın onarım görmüş olması, değer kaybının tespit edilmesini kolaylaştıran önemli bir unsurdur.

Bununla birlikte güncel uygulamada değer kaybı talebinde bulunabilmek için her zaman onarımın tamamen tamamlanmış olması zorunlu görülmemektedir. Özellikle sigorta başvurularında ve tahkim süreçlerinde, eksper raporu, hasar tespit raporu veya servis kayıtları üzerinden de değer kaybı değerlendirmesi yapılabilmektedir. Ancak çoğu durumda aracın onarım sonrası durumunun incelenmesi, değer kaybının daha sağlıklı ve objektif şekilde belirlenmesini sağlamaktadır.

2.3. Kusur Durumunun Etkisi

Araç değer kaybı talebinde kusur oranı büyük önem taşır. Trafik kazalarında kusur durumu genellikle kaza tespit tutanağı, eksper raporu veya bilirkişi incelemesi ile belirlenir.

Trafik kazasında tamamen kusurlu olan veya karşı tarafa oranla daha ağır kusurlu bulunan kişi, kendi aracında meydana gelen değer kaybını karşı taraftan talep etme hakkına sahip değildir. Buna karşılık kusuru bulunmayan veya daha az kusurlu olan taraf, karşı tarafın kusuru oranında değer kaybı talebinde bulunabilir.

3) Kimler Araç Değer Kaybı Talep Edebilir?

Trafik kazası sonucunda meydana gelen araç değer kaybı, aracın piyasa değerinde oluşan bir azalmayı ifade ettiği için bu zararı talep etme hakkı kural olarak zarara uğrayan araç üzerinde hukuki hak sahibi olan kişilere aittir. Uygulamada bu talep hakkı çoğunlukla araç sahibi tarafından kullanılmakla birlikte bazı durumlarda aracı işleten kişiler de değer kaybı talebinde bulunabilmektedir. Araç değer kaybı başvurusuna ilişkin tüm detayları ele aldığımız “Araç Değer Kaybı Başvurusu Nasıl Yapılır?” başlıklı makalemizi de okumanızı tavsiye ederiz. 

3.1. Araç Sahibi

Araç değer kaybı talep etme hakkı kural olarak aracın malikine, yani araç sahibine aittir. Trafik kazası sırasında araç kimin adına kayıtlı ise, değer kaybı talebini de o kişi ileri sürebilir. Çünkü araç değer kaybı, doğrudan doğruya aracın ekonomik değerinde meydana gelen bir azalmadan kaynaklanmaktadır.

Araç kazadan sonra satılmış olsa dahi, değer kaybı talep etme hakkı çoğu durumda kaza tarihindeki araç sahibine aittir. Zira zarar, kazanın meydana geldiği anda araç sahibinin malvarlığında doğmaktadır.

Bununla birlikte uygulamada araç sahipleri, değer kaybı taleplerini doğrudan kusurlu sürücüye yöneltebildikleri gibi çoğunlukla kusurlu aracın trafik sigortasını yapan sigorta şirketine başvurarak da talep edebilmektedir.

3.2. İşleten Sıfatına Sahip Kişiler

Karayolları Trafik Kanunu’na göre araç üzerinde fiili hakimiyeti bulunan ve aracı kendi hesabına işleten kişiler işleten olarak kabul edilmektedir. Bazı durumlarda aracın maliki ile işleteni farklı kişiler olabilir.

Örneğin şirket araçları, uzun süreli kiralanan araçlar veya filo araçları bakımından aracın fiilen kullanımı ve işletilmesi farklı kişiler tarafından gerçekleştirilebilir. Bu gibi durumlarda aracın işletilmesinden ekonomik olarak sorumlu olan kişiler de belirli koşullar altında değer kaybı talebinde bulunabilmektedir.

Uygulamada özellikle şirket araçları ve filo araçları bakımından işleten sıfatı önem taşımakta ve değer kaybı talepleri çoğu zaman bu kişiler tarafından ileri sürülebilmektedir.

4) Hangi Araçlar İçin Değer Kaybı Talep Edilemez?

Her trafik kazasında araç değer kaybı talep edilmesi mümkün değildir. Araç değer kaybı tazminatının talep edilebilmesi için aracın belirli şartları taşıması gerekir. Bazı durumlarda ise araçta meydana gelen zarar hukuken değer kaybı kapsamında değerlendirilmez.

Uygulamada aşağıdaki durumlarda araç değer kaybı talebinin reddedilmesi söz konusu olabilmektedir:

  • Ağır hasar (pert) kayıtlı araçlar
    Ağır hasar kaydı bulunan veya ekonomik olarak tamirinin mümkün olmadığı kabul edilen araçlarda değer kaybı talep edilmesi genellikle mümkün değildir. Çünkü bu araçların piyasa değeri zaten önemli ölçüde düşmüş kabul edilir. 
  • Hurda veya trafikten çekilmiş araçlar
    Hurda statüsünde bulunan ya da trafikten çekilmiş araçların ekonomik değeri sınırlı olduğundan bu araçlar için değer kaybı talep edilmesi mümkün değildir.
  • Basit ve mini onarım kapsamındaki hasarlar
    Çok küçük çizikler, lokal boya işlemleri veya basit onarım işlemleri ile giderilebilecek hasarlar çoğu zaman araç değer kaybı kapsamında değerlendirilmez. Değer kaybı talep edilebilmesi için aracın ikinci el piyasa değerini etkileyebilecek nitelikte bir hasarın meydana gelmiş olması gerekir. 
  • Daha önce aynı parçadan hasar görmüş araçlar
    Araçta hasar gören parçanın daha önce başka bir kazada hasar görmüş olması halinde, aynı bölge için yeniden değer kaybı talep edilmesi çoğu zaman mümkün değildir. Çünkü ikinci kazanın aracın piyasa değerine ek bir düşüş yaratmadığı kabul edilir. 
  • Kazada tamamen kusurlu olan araç sahipleri
    Trafik kazasında %100 kusurlu olan araç sahibi kendi aracındaki değer kaybını karşı taraftan talep edemez. Değer kaybı talebi, yalnızca kazada kusursuz veya daha az kusurlu olan tarafça ileri sürülebilir.

Sonuç olarak araç değer kaybı talebinin kabul edilebilmesi için aracın kazadan önce ekonomik değerinin bulunması, kazaya bağlı olarak gerçek bir hasar meydana gelmesi ve bu hasarın aracın piyasa değerini düşürmesi gerekir. Bu şartların bulunmadığı durumlarda değer kaybı talebinin kabul edilmesi mümkün olmayacaktır.

5) Araç Değer Kaybını Etkileyen Faktörler

Araç değer kaybı her araç için aynı şekilde hesaplanmaz. Trafik kazası sonrasında meydana gelen değer kaybı; aracın teknik özellikleri, hasarın niteliği ve aracın piyasa durumu gibi birçok faktöre bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Bu nedenle uygulamada araç değer kaybı çoğu zaman eksper veya bilirkişi incelemesi ile belirlenmektedir.

Araç değer kaybının miktarını etkileyen başlıca faktörler şunlardır:

5.1. Araç Yaşı ve Kilometresi

Aracın yaşı ve kilometresi, değer kaybı hesaplamasında en önemli unsurlardan biridir. Genel olarak daha yeni ve düşük kilometreli araçlarda değer kaybı daha yüksek olmaktadır. Bunun sebebi, yeni araçların ikinci el piyasasında değerinin daha yüksek olması ve kazaya karışmasının alıcılar açısından daha büyük bir değer düşüşü yaratmasıdır.

Buna karşılık çok eski veya yüksek kilometreli araçlarda meydana gelen kazalar, aracın piyasa değerini aynı ölçüde etkilemeyebilir. Bu nedenle bu tür araçlarda hesaplanan değer kaybı miktarı daha düşük olabilmektedir.

5.2. Hasarın Niteliği

Kazanın araç üzerinde meydana getirdiği hasarın türü ve büyüklüğü de değer kaybını doğrudan etkiler. Özellikle aracın şasi, direk, kaput, kapı veya çamurluk gibi ana gövde parçalarında meydana gelen hasarlar, aracın ikinci el piyasa değerinde daha ciddi bir düşüşe neden olabilir.

Buna karşılık yalnızca küçük boya işlemleri veya sınırlı yüzeysel hasarlar, çoğu zaman aracın piyasa değerini aynı ölçüde etkilemez.

5.3. Değişen Parça Durumu

Kaza sonrasında araç üzerinde değiştirilen parçalar da değer kaybı hesaplamasında önemli bir rol oynar. Aracın orijinal parçalarının değiştirilmesi veya önemli parçalarının boyanması, ikinci el piyasasında aracın değerinin düşmesine yol açabilir.

Özellikle kaporta parçalarının değişmesi, araç alıcıları tarafından önemli bir risk unsuru olarak görüldüğünden bu durum değer kaybının artmasına neden olabilmektedir.

6) Uygulamada En Sık Karşılaşılan Uyuşmazlıklar

Araç değer kaybı talepleri uygulamada oldukça sık gündeme gelmekte ve birçok durumda taraflar arasında uyuşmazlıklara neden olabilmektedir. Özellikle sigorta şirketleri ile araç sahipleri arasında değer kaybının hesaplanması, kusur oranı ve hasarın niteliği gibi konularda görüş ayrılıkları ortaya çıkabilmektedir.

Uygulamada en sık karşılaşılan uyuşmazlıklar şu şekilde özetlenebilir:

  • Sigorta şirketlerinin düşük değer kaybı hesaplaması
    Araç sahiplerinin en sık karşılaştığı sorunlardan biri, sigorta şirketleri tarafından hesaplanan değer kaybı tutarının piyasa gerçeklerini yansıtmaması ve beklenenden daha düşük belirlenmesidir. Bu durumda araç sahipleri, Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurarak veya dava yoluna giderek haklarını talep edebilmektedir.
  • Kusur oranına ilişkin itirazlar
    Trafik kazalarında değer kaybı talebinin miktarı kusur oranına bağlı olduğu için taraflar arasında kusur oranı konusunda sıkça uyuşmazlık yaşanabilmektedir. Kusur oranına yapılan itirazlar çoğu zaman bilirkişi incelemesi veya mahkeme değerlendirmesi ile sonuçlandırılmaktadır.
  • Aracın daha önce hasar görüp görmediği konusunda uyuşmazlıklar
    Araç üzerinde daha önce meydana gelen hasarların bulunması, değer kaybı hesaplamasını doğrudan etkileyebilir. Bu nedenle sigorta şirketleri bazen aracın geçmiş hasar kayıtlarını ileri sürerek değer kaybı talebine itiraz edebilmektedir.
  • Hasarın aracın piyasa değerine etkisinin tartışılması
    Bazı durumlarda kazada meydana gelen hasarın aracın ikinci el değerini ne ölçüde etkilediği konusunda taraflar arasında anlaşmazlık ortaya çıkabilir. Bu gibi durumlarda teknik değerlendirme yapılması için bilirkişi raporuna başvurulmaktadır.

Tüm bu açıklamalar ışığında önemle ifade etmek isteriz ki; araç değer kaybı talepleri, teknik hesaplama gerektiren ve çoğu zaman hukuki değerlendirme yapılmasını zorunlu kılan taleplerdir. Bu nedenle hak kaybı yaşanmaması adına başvuru sürecinin doğru şekilde yürütülmesi ve gerekli durumlarda hukuki destek alınması önem taşımaktadır.

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!